Şahsi İdeal İnsan Türleri

Şahsen idael bir insan modeli olmalı kişiden kişiye değişir ama benim kendi şahsi ahlak kuramlarımı ele alarak konuştuğumu belirtmek isterim ve fark ettiyseniz “Türleri” yazıyor yani tipi ya da karekteri değil neden mi? Bence tek tür insan olmamalı ve olamazda herkesin kendi farklılıkları ve baskın özellikleri olmalı mesela bir avukat ile doktor aynı ilgi alanlarına sahip olmamalı şimdi asıl konuya değinelim.

İDEAL İNSAN

İnsan olarak ele aldığım için kadın ya da erkek demiyorum ve bütün bu ideallerimi bağımsız geniş bir perspektif ile yapacağım din, dil, ırk belirtmeksizin zannımca evrensel ve geniş bir bakış açısı sergileyeceğim.

En başta güven olmalı bir insanda ya daha doğrusu güvenilir olmalı, benim bir sözüm vardır “Aşk: sevgi, sevda ve güvenden oluşur… Dostluk: sevgi, eğlence ve güvenden oluşur ama Aşk sevgisiz de olur sevdasız da… Dostluk sevgisiz de olur eğlenmeden de olur yanlız ve yanlız aşk da dostluk da güvensiz olmaz olamaz olsa da gerçek değildir.” uzunca bir cümle olsa da benim için önemlidir güven en önemlisidir

Güvenden sonra ise dürüstlük geliyor ama dobra olmak ve dürüst olmak arada ki ince bir çizgidir dürüstlük kalp kırmadan tatlı dille icraa edilir. Her zaman ama her zaman doğru değil dürüst olacaksın.

Sıra sevgide seveceksin her şeyi hayvan, doğa, insan, çocuk, yaşlı hepsini seveceksin ama bağlanmayacaksın sadece seveceksin.

Bir de gönlü bol olacaksın hem maddi hem manevi biri motivasyon istediğinde motive edecek,paraya sıkışan daha senden borç istemeden vereceksin.

Önemli özelliklerden biri de empati, empati yapacaksın bu önemli ne kadar mutlu olursan ol dostun üzgünken sen de üzülecek, ne kadar üzgün olursan ol dostun mutluyken mutlu olacaksın. Çok da güzel bir söz geldi aklıma “Arkadaşının derdiyle dertlenirsin ama aslın mesele onunla beraber dertlenmek değildir arkadaşının başarısı il mutlu olmaktır yani kıskanmayacak ve” keşke ben başarsaydım” demeyeceksin insan gibi dost olacaksın insanlar gibi değil

Dertsiz gecelerin hiç şiirsel olmayan felsefi derinlikleri;

Bilmiyorum bazen hiç bilmiyorum, şimdi ne yapacağım hayatım nasıl devam edecek nasıl bir karakterim var ve şu an neden yazıyorum, bilmiyorum…

İlginçtir bazen insan nedensiz yere düşünmek istiyor. Düşünmenin en kötüsü de yanlız düşünmek budur insanı en derin sancılar ve mental zorluklara çeken işte tam olarak budur. İnsanı düşünmeye çevresi itiyor olabilir ama çevresinin hiçbir etkisi yoktur bu sancılara girmesinde.

Peki nedir bu sancılar?

Var oluş sancısı, depresyon… Bunların sonucunda olan şey eğer, iyi kurtulmuş iseniz kısa vadeli mental çöküntü ve insana iyi gelecek mutsuzluk, (Buraya tekrardan değineceğim “insana iyi gelen mutsuzluk”) ama bu sancı süreci tam beyninizden vurdu ise geçmiş olsun çünkü uzun vadeli bir yanlızlık ve bilinmezlik içinde kaybolmuş bir insan olma yolunda ilerlemişsiniz ama yolun sonu dahi bilinmezlik.

Şimdi şuna da değinmek istiyorum “insana iyi gelen mutsuzluk” nedir bu?

Sizce eğer kötü olmasaydı iyi olur muydu veyahut iyi olanın değeri kalır mıydı zaten her şey iyi olurdu bazen kaybetmek gerek değerini anlamak için derler ya babanın değerini kaybedince anlarsın işte tam o söz mutluluğu kaybetmek gerekiyor bazen. Şahsen ben gerçekten mutluyum diyemem asla çünkü bilmiyorum bunu ben çok bilinmezciyim hiç bir şeyden emin olamam neden mi? Çünkü kendimi şekilden şekile sokmaya ve rol yapmaya o kadar adepte oldum ki bir yerden sonra ne istediğini ne zaman üzüldüğünü ve mutlu olduğunu bilemez oldum o yüzden mutsuz olmak lazım ama ben onu da anlayamıyorum ne problemim var bilmiyorum ve ergenlik diyor geçiyorum.