Dertsiz gecelerin hiç şiirsel olmayan felsefi derinlikleri;

Bilmiyorum bazen hiç bilmiyorum, şimdi ne yapacağım hayatım nasıl devam edecek nasıl bir karakterim var ve şu an neden yazıyorum, bilmiyorum…

İlginçtir bazen insan nedensiz yere düşünmek istiyor. Düşünmenin en kötüsü de yanlız düşünmek budur insanı en derin sancılar ve mental zorluklara çeken işte tam olarak budur. İnsanı düşünmeye çevresi itiyor olabilir ama çevresinin hiçbir etkisi yoktur bu sancılara girmesinde.

Peki nedir bu sancılar?

Var oluş sancısı, depresyon… Bunların sonucunda olan şey eğer, iyi kurtulmuş iseniz kısa vadeli mental çöküntü ve insana iyi gelecek mutsuzluk, (Buraya tekrardan değineceğim “insana iyi gelen mutsuzluk”) ama bu sancı süreci tam beyninizden vurdu ise geçmiş olsun çünkü uzun vadeli bir yanlızlık ve bilinmezlik içinde kaybolmuş bir insan olma yolunda ilerlemişsiniz ama yolun sonu dahi bilinmezlik.

Şimdi şuna da değinmek istiyorum “insana iyi gelen mutsuzluk” nedir bu?

Sizce eğer kötü olmasaydı iyi olur muydu veyahut iyi olanın değeri kalır mıydı zaten her şey iyi olurdu bazen kaybetmek gerek değerini anlamak için derler ya babanın değerini kaybedince anlarsın işte tam o söz mutluluğu kaybetmek gerekiyor bazen. Şahsen ben gerçekten mutluyum diyemem asla çünkü bilmiyorum bunu ben çok bilinmezciyim hiç bir şeyden emin olamam neden mi? Çünkü kendimi şekilden şekile sokmaya ve rol yapmaya o kadar adepte oldum ki bir yerden sonra ne istediğini ne zaman üzüldüğünü ve mutlu olduğunu bilemez oldum o yüzden mutsuz olmak lazım ama ben onu da anlayamıyorum ne problemim var bilmiyorum ve ergenlik diyor geçiyorum.

Yorum bırakın